Önce ticari dava niteliği belirlenir

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalar için belirli bir kapsam öngörür. Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava öncesi arabuluculuk başvurusu gerekir.

Sözleşmenin taraflarından birinin şirket olması, tek başına bütün uyuşmazlıkların aynı kurala tabi olduğu anlamına gelmez. Talebin ticari dava sayılıp sayılmadığı, para konusu içerip içermediği ve uygulanacak özel kanun birlikte incelenmelidir. TTK’nin 5/A maddesinde bu zorunluluk için ayrıca bir asgari alacak tutarı belirtilmez.

İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat bakımından 7445 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik 1 Eylül 2023’te yürürlüğe girmiştir. Özellikle ticari menfi tespit davalarında, değişiklik öncesi dönem için yazılmış açıklamalar güncel başvuruya doğrudan aktarılmamalıdır.

Süre görevlendirmeden başlar

Ticari dava şartı arabuluculukta arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde başvuruyu sonuçlandırır. Zorunlu hâllerde en fazla iki hafta ek süre kullanılabilir. Bu, ticari uyuşmazlıklara özgü sonuçlandırma süresidir; tüm arabuluculuk dosyalarına uygulanmaz.

Büroya başvurudan son tutanağa kadar zamanaşımının durması ve hak düşürücü sürenin işlememesi ayrıca dikkate alınır. İcra takibi, ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir içeren dosyalarda ilgili özel süre ve koşullar ayrıca kontrol edilmelidir. Sadece görüşme tarihini takvime yazmak, bütün hukuki sürelerin izlenmesi için yeterli olmayabilir.

Şirketi temsil edecek kişi hazırlanmalı

Müzakere öncesinde sözleşme, fatura, teslim kayıtları ve cari hesap belgeleri arasından uyuşmazlığı açıklayan temel evrak seçilebilir. Talep edilen asıl para, faiz başlangıcı, varsa karşı alacak ve ödeme planı ayrı ayrı belirlenmelidir.

Şirket adına katılan kişinin temsil ve anlaşma yetkisi kontrol edilmelidir. Bir ödeme önerisinin kabulü için başka bir şirket organının kararı gerekiyorsa bu ihtiyaç görüşmeden önce belirlenmelidir. Taksit, teslim veya karşılıklı mahsup içeren çözüm seçenekleri, uygulanabilecek tarihlerle birlikte değerlendirilmelidir.

İmzalar ve icra edilebilirlik

6325 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre, kanunen şerh alınması zorunlu tutulan hâller dışında, ticari uyuşmazlıklarda taraf avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi ayrıca icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Belgenin imza düzeni ve uyuşmazlığın özel niteliği yine kontrol edilmelidir.

Anlaşma; hangi borcun hangi ödeme ile sona ereceğini, devam eden takip veya davalar için kararlaştırılan işlemleri ve giderlerin paylaşımını açıkça göstermelidir. Böylece görüşmede kabul edilen çözümün uygulamadaki karşılığı belirlenebilir.

Bu yazı genel bilgilendirme içindir. Somut olayın tarafları, tarihleri ve özel hükümleri farklı bir değerlendirme gerektirebilir.
← Tüm rehberlere dön